Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Eğitimleri Tamamlandı

23 Eylül 2026 Çarşamba

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kalite Koordinatörlüğü tarafından her yıl düzenlenen "Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Eğitimleri", 2026-2027 akademik yılının başında 21-22 Eylül 2026 tarihlerinde çevrim içi olarak yapıldı. İki gün süren üç oturumda yenilikçi beceriler ve öğrenme çıktılarının yazımı, öğrenme çıktılarıyla uyumlu ölçme ve değerlendirme, eğitimde yapay zekâ araçlarının kullanımı konuları ele alındı.
 
Kalite Koordinatörlüğü, eğitim-öğretim süreçlerinin niteliğini artırmak amacıyla her akademik yılın başında öğretim elemanlarına yönelik eğitimler düzenliyor. Bu yılki eğitimler, önceki yıllarda katılımcılardan alınan geri bildirimler doğrultusunda yeniden planlandı. Tek gün olarak yapılan eğitimler bu yıl iki güne yayıldı ve içerikleri güncellendi. Eğitimler, bir hafta önce düzenlenen Bologna ders bilgi paketlerinin geliştirilmesi eğitiminin devamı niteliğinde tasarlandı. Amaç, öğretim elemanları arasında farkındalık oluşturmak ve deneyim paylaşımı yoluyla sınıf içi uygulamalara katkı sağlamaktı.
 
Birinci Oturum: Yenilikçi Beceriler ve Öğrenme Çıktılarının Yazımı
 
21 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilen ilk oturumda Prof. Dr. Zeki Arsal, yenilikçi becerilerin program ve ders öğrenme çıktılarına nasıl yansıtılabileceğini anlattı. Prof. Dr. Arsal, bilgiden çok becerilerin öne çıktığı bir çağda yaşadığımızı vurguladı. Yapay zekâ araçlarının bilgiye erişimi kolaylaştırdığını, ancak bu araçların ürettiği yorumları değerlendirebilmenin belirli becerilere sahip olmayı gerektirdiğini belirtti.
 
Sunumda OECD'nin 2023 yılında uyguladığı yetişkin becerileri araştırmasının sonuçları paylaşıldı. Bu sonuçlar, becerilerle iş bulma, gelir düzeyi ve verimlilik arasında doğrudan bir ilişki olduğunu, ancak yükseköğretim yeterliliklerinin her zaman daha güçlü becerilere dönüşmediğini ortaya koyuyor. Ardından 21. yüzyıl becerileri üç ana grupta ele alındı: öğrenme ve yenilik becerileri, yaşam ve kariyer becerileri, bilgi, medya ve teknoloji becerileri. OECD Öğretmen Pusulası, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin beceri temelli yaklaşımı ve bazı ulusal çekirdek eğitim programlarında tanımlanan yenilikçi beceriler de örnek olarak değerlendirildi.
 
Prof. Dr. Arsal, öğrenme çıktılarının öğrenci merkezli, gözlemlenebilir ve tek bir davranışı içerecek şekilde yazılması gerektiğini hatırlattı. Eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem çözme ile iş birliği ve iletişim becerileriyle ilişkili öğrenme çıktısı örneklerini farklı disiplinlerden verdi. Bu becerileri geliştirmek için tartışma, örnek olay, beyin fırtınası, yaratıcı drama, problem ve proje temelli öğrenme ile iş birlikli öğrenme gibi yöntemleri önerdi. Beceri kazandırmanın yanı sıra bu becerilerin ölçülmesinin de önemli olduğunu belirterek öğretim elemanlarını kendi öğrenme çıktılarını bu bakış açısıyla gözden geçirmeye davet etti. Oturumda farklı bölümlerden öğretim üyeleri de proje temelli tasarım dersleri, akran değerlendirmesi, rubrik kullanımı ve laboratuvar uygulamaları gibi kendi deneyimlerini paylaştı.
 
İkinci Oturum: Öğrenme Çıktılarıyla Uyumlu Ölçme ve Değerlendirme
 
22 Eylül Salı günü saat 10.00'da başlayan ikinci oturumda Eğitim Fakültesi Ölçme ve Değerlendirme Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Uysal, "Öğrenme Çıktılarıyla Uyumlu Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları" başlıklı sunumunu yaptı. Doç. Dr. Uysal, öğrenme çıktıları, öğretim etkinlikleri ve ölçme etkinlikleri birbiriyle uyumlu tasarlandığında geçerlik yönünde önemli bir adım atılmış olacağını vurguladı. Öğrencilerin çoğu zaman öğrenme çıktılarına değil sınavlara yöneldiğini, bu nedenle ölçme sürecinin öğrenme çıktılarının taksonomik düzeyleriyle uyumlu kurgulanması gerektiğini belirtti.
 
Sunumda yenilenmiş Bloom taksonomisi ile duyuşsal ve devinişsel alan sınıflamaları ele alındı. Klasik ölçme yöntemleri ile ödev, proje, performans görevi, portfolyo, öz, akran ve grup değerlendirmesi gibi tamamlayıcı yöntemler karşılaştırıldı. Hangi yöntemin hangi durumda daha uygun olduğu üzerinde duruldu. Doç. Dr. Uysal, performans görevlerinin tasarımı ve uygulanmasını da anlattı. Kontrol listesi, dereceleme ölçeği, analitik, bütüncül ve tek noktalı rubriklerin nasıl hazırlanacağına ve puanlayıcı güvenirliğinin nasıl artırılacağına ilişkin somut örnekler paylaştı. Yapay zekâ çağında ödev ve projelerin sözlü savunma, ara teslimler ve süreç kanıtlarıyla desteklenecek şekilde baştan tasarlanması gerektiğini de vurguladı.
 
Oturumun soru-cevap bölümünde Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Fatih Konur, ÜBYS üzerinden dönem içi değerlendirme etkinliklerinin tanımlanmasına ilişkin uygulamalı bir gösterim yaptı. Prof. Dr. Konur, 2026-2027 akademik takvimine göre başarı değerlendirme etkinliklerinin ve ders izlencelerinin 19 Ekim 2026 tarihine kadar, ders içeriklerinin ise 2-30 Kasım 2026 tarihleri arasında sisteme girilebileceğini hatırlattı. Ayrıca ÜBYS işlem kılavuzları ile servis destek modülü hakkında bilgi verdi.
 
Üçüncü Oturum: Eğitimde Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı
 
Aynı gün saat 14.00'te yapılan son oturumda Prof. Dr. Sedat Akayoğlu, "Eğitimde Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı" konusunu ele aldı. Prof. Dr. Akayoğlu, sunumunu dört soru etrafında şekillendirdi: yapay zekâ neler yapabiliyor ve öğrenme nereye kayıyor, kurallar ne diyor, derslerde öğretme, öğrenme, ölçme ve etik boyutlarında neler değişmeli, kurum olarak neler yapılmalı.
 
Prof. Dr. Akayoğlu, yapay zekânın asıl olarak bir tehdit olmadığını söyledi. Ona göre yapay zekâ, ezber bilgi, kalıp cevap ve tek doğru cevaplı sorulara dayanan pedagojik alışkanlıkları daha görünür hâle getirdi. Bu nedenle mesele teknolojiden çok pedagojik vizyonla ilgili. YÖK'ün bilimsel araştırma ve yayında üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin etik rehberi, UNESCO'nun öğretmen ve öğrenciler için yapay zekâ yetkinlik çerçeveleri ve Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası'nın eğitimdeki yüksek riskli uygulamalara ilişkin hükümleri değerlendirildi. Şeffaflık, dürüstlük ve kullanıcının sorumluluğu ilkeleri özellikle vurgulandı.
 
Prof. Dr. Akayoğlu, yapay zekânın tamamen yasaklanmasının ya da sorgusuz kabul edilmesinin doğru olmadığını belirtti. Öğrencilere yapay zekâ çıktılarını sorgulamayı ve değerlendirmeyi öğreten eleştirel bir okuryazarlığın kazandırılması gerektiğini ifade etti. Kendi yazma becerileri dersinden örnekler vererek taslak, gerekçe ve savunmaya dayalı, sürece odaklanan ödev tasarımlarını anlattı. Ölçme araçlarının yorumlama, farklı bakış açılarını karşılaştırma, gerekçelendirme ve özgün üretimi öne çıkaracak şekilde yeniden tasarlanmasını önerdi. Yapay zekâ tespit araçlarına tek başına güvenilmemesi gerektiğini, öğrenciyi etkileyen kararlarda mutlaka insan gözetimi bulunması ve erişim eşitliğinin gözetilmesi gerektiğini de vurguladı.
 
Kurumsal düzeyde ise ilke temelli, uzun vadeli bir yapay zekâ politikasının belirlenmesi önerildi. Bu kapsamda onaylı araçların ve veri güvenliği kurallarının tanımlanması, her dersin izlencesinde açık bir yapay zekâ kullanım politikasına yer verilmesi ve öğrencilere yapay zekâ okuryazarlığı ile etik kullanım konusunda kısa oryantasyonlar düzenlenmesi gündeme getirildi.
 
Oturumlar, katılımcıların soru ve katkılarıyla etkileşimli bir şekilde tamamlandı. Eğitimlere katılamayan ya da oturumları yeniden izlemek isteyen öğretim elemanları, tüm eğitim kayıtlarına Kalite Koordinatörlüğü YouTube kanalından ulaşabilir.